İlhan Berk ile Son Söyleşi

Hakan Şarkdemir, İlhan Berk’in isteği üzerine Yerçekimi Bilgisi’nden “Anti Track 01” adlı şiirini okuyor:

ANTI-TRACK 01

Benimle düşmedi toprağa cemre
Açmadı gülleri faslın yok sayarak kendini benle
Adımlarını saklar benden müşfik bahar
Taşları yara yara akan sağır sular
Kavuşurlar elbet bir denizin leşine
Kavuşmaz ellerim elleriyle
Sevgilinin saçlarını tarayan rüzgâr
Aşık atmaz artık benim sevincimle

Benimle çekilmiyor kılıçlar
Dövüş başlamıyor ismim benim söylenince
Karnı burnunda tez gemiler
Ne barut ne ipek getirirler
Benimle, bu hudutlar zorbaca çekilmiş
Bekletilmiş bekleyenler yıllarca kapılarda
Gazeller ağılı nakışlar soluk
Terkedilmiş benimle vazgeçilmez kıyılar

Söyleşiyi dergi formatında okumak için tıklayın..

Benimle ya da bensiz
Muhtemel değil her iki durumun ortasında bir sen
Muhtemel değil bir sen bir ben
Muhtemel değiliz biz ikimiz

Benimle gelen gelmiş değil
Geçen geçmiş değil gerçekte

Ne geçmiş beni benle benim
Ne gelecek bana benden
Bir şimdinin içindeki
Bensiz bir bende ben

İlhan Berk: Anti-track ne demek?

Şarkdemir: Müzik parçalarına verilen isim. Track deniyor, iz anlamında, meselâ plâktaki parçalardan her biri bir iz, bir parça.

İlhan Berk: Yeni mi çıktı bu kitabınız?

Şarkdemir: Evet. Bu üçüncü kitabım.

İlhan Berk: Daha önce bir kitabınız yoktu?

Şarkdemir: Daha önce iki kitabım var, biri Tadat.

İlhan Berk: Siz nerelerde yazıyorsunuz?

Şarkdemir: Kendi dergimizi çıkarıyorduk. İsmi Şehrengiz’di.

İlhan Berk: Çıkartıyorsunuz?

Şarkdemir: Çıkartıyorduk 1997’de.

İlhan Berk: Ankara’da mı, nerde?

Şarkdemir: Yok, İstanbul’da. Onun ardından Atlılar diye bir dergi çıkardık.

İlhan Berk: Bunlardan hiç haberim olmadı. Sonra kapattınız.

Şarkdemir: Evet, Ankara’da Kökler diye bir dergimiz vardı. Şimdi Karagöz adında…

İlhan Berk: Kara?

Şarkdemir: Karagöz adında bir dergi, Hacivat Karagöz gibi.

İlhan Berk: Evet… Ankara’da mı oturuyorsunuz?

Şarkdemir: Ankara’da oturuyoruz.

İlhan Berk: Siz?

Karakaş: Ben de Ankara’da oturuyorum.

İlhan Berk: Dergi çıkarmak nerden aklınıza geldi?

Şarkdemir: Zaten içindeyiz, yani sürekli yazıyoruz.