Türk Şiirinin Tabuları

Serkan Işın

Tabu kelimesinin kökü, en azından İngilizceye geçtiği şekli ile (1777) “yasaklanmış, temiz ya da açık olmayan ya da lânetlenmiş” vb. Kelimenin etimolojisi ta-bu, “kutsal”, ta = “işaretlenmiş”, bu = “özellikle”. Böyle düşünüldüğünde tabu = tapu olarak görülebilir. Yani bir şey herkes tarafından tabu olarak kabul edilmişse, onda kurucu ya da koruyucu bazı taraflar, herkes için “iyi” taraflar da mevcuttur. Burada “iyi”yi fayda anlamında söylüyorum. Meselâ, “şiir az satar, çok satarsa kötü şiir olabilir,” “iyi şairler az şiir yazarlar,” “iyi şairler şiire çalışırlar” vb. gibi. Ya da “şiir kitapları az basılmalıdır, az dağıtılmalıdır” vb. gibi. İnsanlar şiirin çok satmasından korkuyorlar mı da örneğin çok satan kitapları yazan şairleri aramıza almıyoruz? 20. yüzyılın başından beri durum nedir az çok biliyoruz; ama sanki batıl bir inanç gibi hepimize yerleşmiş, örneğin her şiir kitabı neredeyse hep Times New Roman ile yazılır / dizilir. Şiir kitaplarında hiç resim ya da desen olmaz? Tabu, totem arar. Örneğin o yüzden şiir kitaplarının gövdeleri de bu totemlerdir, tabuları sergileyen totemler. “İyi şair sıra dışıdır” ifadesi, kesinlikle bir tabudur. İnsanları buna göre şekillendirir. “Sadece kötü şiir kitapları çok satılır ve çok konuşulur” da bir tabudur. Aslında tabuları, şiirde ve şairin hayatında belirleyen şiir tarihi ya da şairler değildir, “bilinçdışında” yerleşmiş o kötü ya da iyi tecrübelerdir. Şairlerimize, tapusunun nerede, kimde olduğunu pek bilmediğimiz tabuları sorduk.

1. Sizce, şiirin yasakladığı herhangi bir şey olabilir mi? Şiirin tabuları ya da tapuları var mıdır? Şiir yazarken otosansür uyguluyor musunuz? 2. Gündelik hayattaki sınırlarınızla şiirdeki sınırlarınız arasında bir bağ var mı? Gündelik hayatta yapamadıklarınızı şiirde mi yapıyorsunuz? Sanat arındırır (katarsis) mı? 3. Şiirle uğraşmaya başladığınızdan beri sizce tabulaşan şeylerde değişimler oldu mu? 4. Tabu kelimesiyle yan yana getirebileceğiniz şairler kimlerdir? Niçin?

Enis Akın, Ali Ayçil, Tarık Günersel, Ahmet Güntan, Osman Konuk ve İbrahim Tenekeci'nin cevapları derginin 2. sayısında, meraklı okuru bekliyor..